ÖNEMLİ NOT

YAZILARIMA HER TELDEN ADLI BLOGUMDA DEVAM EDİYORUM. SİZLERİ DE BEKLERİM.

22 Mart 2008 Cumartesi

Pozitif Düşünce Gücü ve Hayaller


Çok büyük sorunların katmerlenerek hayatımı işgal ettiği bir dönemde penceremden sokakta oynayan çocukları izlerken gülümseyerek şunu söylemiştim kendime..
“Herşeyimi paramı, özgürlüğümü, sevdiklerimi alabilirsiniz, hatta sakat bırakabilirsiniz beni ama asla hayallerimi alamazsınız.” Hayallerime sımsıkı sarıldım. Çünkü elimde bir tek onlar kalmıştı. Çabuk geçti o yıllar. Bugün hayallerimde yarattığım tablonun içinde yaşıyorum.

Hayatın her döneminde acılar, sıkıntılar mutlaka var. Ama eğer dikkat ederseniz aynı zaman dilimi içinde mutluluklar ve huzurlu anlar da var. Önemli olan hangisine öncelik vereceğimiz. Bir büyük çiçek demetinde tek bir solmuş yaprağı görmek de bizim tercihimizdir, bütün bir demetin güzelliğini yaşamak da. Tam tersi olabilirdi. Solmuş bir demet içinde canlı kalmayı başaran tek bir çiçekte ki güzelliği yaşamak da mümkün.


Mutlu olmak öğrenilen bir kavramdır. Kendiliğinden gelip yerleşmez hayatımıza. Onu biz kendimiz yaratırız. Hayallerimiz de bizim eserimizdir. Tabii ki hayaller de olumsuz olabilir. Ben burada bize negatif duygular yükleyen hayallerden değil pembe hayallerden söz ediyorum elbette. Korkmadan hayal kurun olur mu? Kurduğunuz hayaller erişilmez olsa da korkmayın. Bir gün hayal ettikleiriniz gerçekleştiğinde “Keşke daha büyük şeyler hayal etseydim” diyebilirsiniz.

Bir de; hayal kurmak konusunda dikkat edilmesi gereken önemli noktalar var. Hayal hayatınızın programı haline gelmemeli Yani “gelecek yıl çok para kazanacağım” gibi zaman ile sınırlandırılmış hayaller, ya da olmazsa olmaz düşler kurmak ve hayallere saplanıp kalmak bize negatif yükler. Hani gece renkli ve mutluluk verici bir rüya görürsünüz ve uyandığınızda gerçek hayatınıza devam edersiniz ya. İşte aynen öyle yaşayın hayalleri.

Eğer gelecekte bulunmak istediğiniz yeri hayal eder ve buna yoğunlaşırsanız hiç kuşkunuz olmasın, bir gün mutlaka kendinizi hayallerinizdeki tablonun içinde bulursunuz. Yalnızca inanın. Yürekten inanın. Eğer inanmıyorsanız, içiniz de kuşku yaşatırsanız sonuçlandıramazsınız. Doğrusu ben, herhangi bir olay olacağı için mi geleceği hissediyorum, yoksa ben inandığım için mi o olay gerçekleşiyor sorusunu çok sormuştum kendime. Ama şimdi biliyorum. Ben davet etmişsem (çağırmışsam) o olay oluyor.

“Kötü ihtimalleri uyandırmayın.” Bu sözü ilk kez dayımdan duymuştum. Pek anlam verememiştim. “İhtimaller uyurmu ki uyansınlar.. Ne tuhaf bir söz” bu demiş ve üstünde fazla durmamıştım. Ama şimdi düşünce gücünün neler yapabileceğini çok iyi biliyorum.

Evet iyi ve ihtimaller, yani pozitif ve negatif enerji evrende ne zaman nasıl hareket edeceği belirsiz bir biçimde biz çağırdığımızda yönlerini bize doğru çevirmeye hazır olarak bekliyorlar. Evin karanlık bir köşesini el feneriyle aydınlattığınızda fenerin ışığında gelişi güzel hareket eden sayısız toz zerrecikleri görünür. Hepsi tamamen birbirinden farklı yönlere doğru hiç durmaksızın hareket ederler. Siz istediğiniz kadar rüzgâr oluşturun bu zerreleri yok edemezsiniz. Yarattığınız boşluğa ara vermeksizin yeni zerrecikler yerleşecektir. İşte enerji de benzeri bir şekilde hareket eder. Düşüncelerimiz birer enerjidir. Ürettiğimiz her pozitif düşünce evrende ki diğer pozitif düşüncelerle buluşur ve bir pozitif enerji bulutu şeklinde bize geri döner. Eğer negatif düşünürsek bu kez negatif enerjiyi kendimize çekeriz. İşte dayımın “Kötü ihtimalleri uyandırmayın” ifadesi negatif düşünceyi anlatıyordu.

Geçmişinize dikkatle bir daha göz gezdirin. Bugün başınıza gelenler geçmişte çağırdıklarınızın ta kendisidir. İşte bu yüzden olumlu düşünün. Güzel hayaller kurun. Pozitif enerji yayın ki evrende sahipsiz gezen pozitif enerjiyi kendinize yönlendirebilesiniz.
Evrende negatif enerji ile içiçe dolaşan pozitif enerjiyi ancak düşünce gücümüzle birbirinden ayırır ve kendi enerjimize katabiliriz. İşte burada neyi tercih edeceğimiz tamamen bize bağlıdır. Yani iyi olmak için iyi düşünmek, kötü olmak için kötü düşünmek yeterli bir eylemdir.

Öfkelenmek, kin beslemek, affetmemek, nefret etmek, insanlar hakkında kötü düşünceler taşımak, ve yaymak, beddua etmek, isyan etmek vb. kendimize kötülük etmekten başka hiçbir şey değildir. Bu olumsuz duygular daha yaradılışımızda genlerimize kodlanmış olan insanca duygulardır aslında.. Bunların hiç biri irade istemez. Bunlar için kendimizi eğitmemiz gerekmez. Bir insana öfkelenmeyi, kin tutmayı öğrettiğiniz oldu mu hiç? Ya kendiniz.. Öfke duymak için özel bir çaba sarfettiniz mi? İşte çaba sarfetmeden gelişen bu duygular nedeniyle önce negatiflerle karşılaşırız. Belki de bu nedenle hayat bize zor gelir. Çünkü hem kendi içimizde hem de dışarıda var olan negatiflerle nasıl başedeceğimizi öğrenmek zorundayız.
Hayatın hem zor hem de en anlamlı tarafı budur bence. Nereye bakarsak bakalım hep karşıtlıklar vardır. Bir olmazsa diğeri de olmaz.
Mesela: Büyük- Küçük, Uzun-Kısa… Düşünsenize herşey aynı büyüklük ve aynı ölçülerde olsaydı “ölçü” diye bir şey olurmuydu.
Sıcak soğuk. Herşey ama herşey vücut sıcaklığı ile aynı olsaydı “ısı” kavramı olur muydu?
İşte iyi ve kötü de bu yüzden var. Biz var olduğumuz için var. Kötü olmasaydı iyi diye bir şey de olmayacaktı. Kısacası iyi ki kötü varmış. Hayata en büyük anlamı katıyor çünkü. Negatif olmasa pozitifin ve hayatın hiçbir anlamı kalmayacaktı.

Pozitif olmanın en kestirme yolu iyi huylu hayaller üretmektir. Hayatla kavga etmek değil hayatla arkadaş olmak, gelişen olaylara karşı çıkmak değil onlara uyum sağlamak gerek.
Biri bana haketmediğim kötü bir davranış sergilemişse ve ben bu olayın etkisinde kalmışsam kendime hemen oyalanabileceğim bir uğraş ediniveririm. En iyi şey ortam değiştirmektir. Bunu yapamıyorsam bulunduğum ortamda yaptığım işi değiştiririm. İş ortamındaysam önümdeki işe ara verip boş bir kâğıda resim çizdiğim, hayatımda ki olumlu şeylerin listesini yazdığım, ya da takvim yapraklarında ki manzaraları izleyip kendimi bir tatil köyünde hayal ettiğim olmuştur. Ama size gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki benim hiç bir öfkem ve hayal kırıklığım 1 saatten uzun sürmez.

Yıllarca kendimle oynadığım oyuna borçluyum bunu ben. “İyi ki…” ile başlayan cümle kurma oyunu. Buna poliyannacılık da diyebilirsiniz. Birçok insanın küçümsediği bir şeydir ama hayatı kolaylaştırmanın en güzel ve en kolay yoludur.

İyi ki.. gözlerim görüyor ve ben yazı yazabiliyorum.
Ya da gözlerim görmüyor ama iyi ki parmaklarım var. Kabartma harfleri okuyabiliyorum.


“İyi ki anne olabildim.”“
Ya da “anne olamadım ama iyi ki sevgi dolu bir yuvam var.” gibi o kadar çok pozitif cümle kurabiliriz ki. “İyi ki” ile başlayan cümle kuramayanlar bana sorarsanız kötü ruh taşıyan insanlardır. Çünkü yaşadığımız sürece mutlaka sayısız pozitif seçeneğimiz vardır. Kendimizi mutsuz hissediyorsak birini mutlu ederek mutlu olmayı deneyebiliriz pekâlâ. O zaman iyi ki.. deme şansımızı kendimiz yaratmış oluruz.

Çok uzun oldu biliyorum. Yazdıklarımı sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Farkında mısınız? Daha şimdiden pozitif düşünce becerisini edinmeye başladınız bile.


Hepinizi çok seviyorum.
Gülsüm

26 yorum:

  1. hergün en mutlu günüm güneşin doğarken saçtığı o ışıkları gördüğüm andır.

    her olumsuz duruma karşı istediğimiz sonucu alamasakda önemli olan şu bence.

    süreklilik.

    arkadaş dediğim desteğine inandığım insan bana yanlış yaptı. evet üzdü beni . bazen çok kızdım.
    ama çabaladım ,bir kaç denemeden sonra daha olumlu , affedici düşünceyi enjekte ettim kendime.

    ona kızgın yaşamak yerine şimdi daha mutlu yaşıyorum.


    her zaman % 100 başaraılı olmasamda bu felsefeyi seviyorum.

    sizede bu güzel yazınız ve içinizdeki ışık için teşekkür ederim.

    dünyada böyle insanların olmasıda ruhumuza esenlik katıyor.

    YanıtlaSil
  2. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sizin de affetmenin inanılmaz hafifliğini yaşamanıza çok sevindim. Gerçekten de hiç kimse ama hiç kimse siz izin vermediğiniz sürece sizi üzemez. Üzmeye çalışsalar bile üzülmemek sizin elinizde.
    Kendinize iyi bakın

    YanıtlaSil
  3. Harika bir yazı.
    iyi ki sonuna kadar okumuşum:)Hep güzel şeyler "çağıracağım" artık:)
    Ceylan

    YanıtlaSil
  4. Bence bazen surekli hayal kurmak da kisinin psikolojisini olumsuz yonde etkiliyor...neden derseniz?mesela bir bilet aliriz ve onu kazanirsak onu alacagim su yere tatile gidecegim fln diye hayaller kurmaya kendimizi onu kazanmisiz gibi hissetmeye basliyoruz....sonunda o biletden hicbirsey kazanmadigimizi ogrendigimz zmn ise cok buyuk hayal kirikliklari yasiyoruz....o yuzden kendimizi hayallere fazla kaptirmamamiz gerekir...cunku bazen de gercekten bazi seyleri elde etmek icin calismak caba sarfetmek gerekir yalnizca hayaller yeterli degildir....

    YanıtlaSil
  5. Hayallerinizi sınırlamayın sevgili arkadaşım. Siz bir araç olmaksızın isteyin. Unutmayın amacınız para ise bu paranın size nereden geleceğinin bir önemi yoktur. Bu nedenle hayallerinizde araç kullanmayın. Hatta bir zaman sınırı da getirmeyin. Siz yalnızca isteyin ve istediğinizin gerçekleşeceğinden emin olun. Bilmenizi isterim ki eğer istediğiniz şeyden emin değlseniz, ne istediğinizi tam olarak bilmiyorsanız, ve hayalinizin gerçekleşeceği konusunda kuşkularınız varsa sonuç başarılı olmayacaktır. Düşünün, önünüzde bir çok kapı var . Siz hangisini seçeceğinizi bilmiyorsanız ve kapılardan hiç birini çalmamışsanız kimse size kapıyı açmayacaktır.
    Hayallerinizin en kısa zamanda gerçeçkleşmesi dileğimle..

    YanıtlaSil
  6. merhaba,
    uzun yıllardır süren bir ilişkim var ve şimdi ya ailesi ya ben olduk, ben galiba ailem diyecek ve beni unutup gidecek tedirginliğini yaşıyorum. bu durumda bu düşünceyi aklımdan silmeliyim ki, güzel şeyler gerçekleşsin öyle mi?

    YanıtlaSil
  7. Korkarım sizi yönlendirmeye yetecek kadar geniş bir bilgim ve uzmanlığım yok sevgili Şaşkın. Yalnızca hayattan edindiğim deneyimlerimi aktarabilirim size. Bazı olaylar bizim gücümüzün üstünde gelişir. Sevdiğiniz insanın ailesini size tercih etmesi belki de önüne geçemeyeceğimiz bir şeydir. Önemli olan onun neye karar vereceği değil bizim başımıza gelen ve gelecek olan olaylara karşı takınacağımız tavırdır. Ben başıma ne gelirse gelsin, benim için hayırlı olduğuna inanırım. Çünkü bugüne kadar, bana yanlışmış gibi gelen her olay zamanla benim lehime döndü. Ve her defasında “Demek ki kötü sandığım olay, bugünkü mutluluğumun zeminini oluşturuyormuş” diye düşündüm. Siz de sevdiğinizin kararına saygı ile yaklaşın. Neden ne olursa olsun eğer yollarınız ayrılacaksa bilin ki sizi daha güzel bir yaşam bekliyordur. Yaptığımız yanlışların birçoğu korkularımız yüzündendir. Olacaklardan korkmadan yaşayın bu anınızı. Hayat o kadar kısa ki, zamanı korkularla harcamamalıyız.

    Hayallerimizin gerçekleşmesi konusuna gelince;
    Siz sevmek ve aynı şekilde sevilmek istiyorsanız ve sevdiğiniz ile mutlu bir aile kurmak istiyorsanız bu düşünceye yoğunlaşmalısınız. Kendinizi mutlu bir yuvanın annesi olarak hayal etmelisiniz. Eşi tarafından mutlu edilen, sevecen, akıllı, özgüvenli, anlayışlı bir eş ve anne olduğunuzu düşünüp hayallerinizi buna göre yönlendirirseniz bu hayalinize mutlaka kavuşursunuz. Ama kiminle evleneceğiniz elbette ki Allah’ın tayini ile olur. Belki şimdi ki sevdiğiniz, belki bir başkası. Hayallerimiz kişiler üzerine olmamalı. Hayal ederken “X… kişi ile birlikteliğim devam etsin” şeklinde değil… “Ben mutlu bir yuvaya sahip olayım” şeklinde hayal edin. Umarım bu bilginin size yardımı olur. Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  8. kisa bir süre önce kötü seyler yasadim terkedildim ardindan ameliyat oldum daha birsürü birseyler ve hepsi 2 ay icinde oldu.okadar kötüydümki 46 kiloya düstüm sonra dedim ben ayaga kalmaliyim hem kendim hem cocugum icin ve allaha sigindim cok dua ettim her serde bir hayir vardir dedim yani kisiyi düsünmeyi biraktim hersey allahtan dedim verende o alanda o böylelikke düzeldim toparlandim. Su an mutluyum kendimi iyi hissediyorum ve 3 ay sonra bu kisi yine konusmaya basladi benimle sunu düsündüm niye konusmayayim o kötülük etti diye icimde ne bir kin var nede öfke ve kendimi güclü hissediyorum hic sormadim niyye yaptin diye bile cünki artik manasiz bir anlami yok ama ben mutluyum iyiym ayaktayim ve hersey dahada güzel olacak hissediyorum . Bende yazinizi sonuna kadar okudum iyikide okudum SAYGILARIMLA IPEK

    YanıtlaSil
  9. iyi ki bu blogu kurmussun SIDARTA arkadasim..eline saglik..simde bende buraya yorum degil kafamda canlandirdigim imgelemeyi yazmak istiyorum izin verirseniz..
    yaklasik 3.5 yildir Almanya dayim..tr de tip fakültesini bitirdikten sonra bir kac yil calistim ve en sonunda hayat beni buraya getirdi..yaklasik 6 ay öncesine kadar doktorluk disinda her iste calistim taa ki calisma iznim cikana kadar(akliniza gelebilecek her is ne bulduysam sadece ev kirami ödemek ve hayatta kalabilmek icin)..calisma iznim ciktiktan sonra bir kac ay bir hastanede ücretsiz pratisyenlik yaptim(calisma izniyle sadece bu eyalette pratisyenlik yaptiriyorlar yabanci doktorlara) sistemi kavramak icin ayni zamanda geceleride garsonluk ,barmenlik yaptim ev kirami karsilamak icin..gecen ay katildigim bir kursla baska benim yasadigim eyaletin disinda yabanci doktorlarin direkt uzmanliga basladigini ögrendim..bu gece en yakin sehirlere (diger eyaletlerdeki) özgecmisimi yazdim ve birkac dk önce bitirdim.ve hayatimin en kötü bir kac yilini yasadigim geciridigim su anda secret i okuyan biri olarak pozitif düsünce sayfasi aradim ve ilk karsima bu site cikti..suna inaniyorum ki özgecmisimi gönderdigim bu hastanelerin (toplam 7 tane)birinde yilbasindan önce uzman asistan doktor olarak göreve basliyacam ,uzmanlik ve dahiliye yan dalimi birlikte yapacam..ondan sonra diledigim hastaneyi ben sececem nerde calismak istersem..:)))bütün bu 3.5 yildir yasadigim cektigim SIKINTIlar bitecek..HER INISIN BIR CIKISI VARDIR ve ben de su anda tam dipteyim ama ayaklarimi en kuvvetli halimle yere sapladim ve birazdan cok hizli bir ivmeyle yukari cikacam...ben buna inaniyorum...ise basladiktan sonra da yazacam bu bloga..sevgi ve isikla kalin dostlarim.....B.

    YanıtlaSil
  10. hergün akşam aglasamda kendime söz verip sabah çokk mutluyum die kendime söz veriorum ama her mutlulugumun arkasndan olumsuz şeyler ard arda geliyor çok sıkıc bir dururm

    YanıtlaSil
  11. :)) Günlük tutuyorsan, her akşam sayfanın başına "Bugün Güzel Bir Gündü" diye yaz. Ve o gün güzel olan ne varsa onları anlat. Güzel olmayanları da en alta küçücük harflerle yaz. Güzelleri uzun uzun anlat, güzel olmayanları tek cümleyle yaz. Günlük tutmuyorsan hemen şimdi bir günlük edin. Yaşın kaç bilemiyorum. Ama şunu kesinlikle bilmelisin ki, seni senden başka hiç kimse mutsuz edemez. En kötü şartlarda bile mutlaka ama mutlaka güzel bir şeyler vardır. Görüp görmemek senin elinde. Kendine iyi bak olur mu?

    YanıtlaSil
  12. ben düşünce gücüne inanıyorum ve de uyguluyorum ne istiyorsam onu yaşıyorum

    YanıtlaSil
  13. gözüm acıldı

    YanıtlaSil
  14. çok güzel bi yazı.bende olumlu düşünmenin yaşantımızda pozitif enerjiler bıraktığına inanıyrm.

    amaa bi türlü kendim pozitif düşünemyrm.hayatımda bir sürü bir sürü üzüntüler yaşadım.başta evliliğim vee evliliğimle birlkte üzüntüler ardı adına geldi.bu yaşadklarımdan bazen kendimle birlikte başklarını da suçluyrm ve kin besliyrm.olumsuzlukları bir türlü değiştrmyrm.sanki bütün olumsuzluklar hayatta benm için diye düşünüyrm.yine de güçlü olmaya çalışyorm.ama bi gün bunların üstesinden gelememekten korkuyrm.

    YanıtlaSil
  15. Nereden nasıl oldu anlamadım içimi kaplayan kaygı verici meşgalelerin ötesinde ulaşabileceğim bir yer aradım ve bu sayfayı gördüm okudum inceledim yalnız olmadığımı hissettim ..acılar kaygılar terk edilişler mutlu olma çabaları hepimizin ortak yanıydı..bunu farkettim..kendime kızdım ama en başta kendimi affettim sonra beni isyana ve kötü düşüncelere fitneye fesata iten herkesi ve herşeyi..mutluyum şükrediyorum ve farkındayım yüzüme hüzün maskesi yakışmıyor..ben içimde öfke ve kin barındıramam yaşadıklarımız bizi kötü insan olmaya zorlasa da işte tam da bu noktada dur diyebilmenin yolu sizin de dediğiniz gibi pozitif olmak ve hayallerimizi sınırlandırmadan tüm benliğimizle istemek ve bunun için birşeyler yapmak..her şey sevmekle başlıyor başta kendini sonra ayırt etmeden karşılık beklemeden herkesi ve herşeyi...hayallerimizdeki hayatı yaşamak ümidiyle..

    YanıtlaSil
  16. Men kendimim cox mutsuz oldugunu dusunuyordum bu gune kadar ama artiq olsam bile boyle dusunmuycem cunki artiq iyi seyler dusunmek istiyorum ki iyi seyler olsun.yazdiqlariniz icin tesekkur ederim.artiq deyismeye karar verdim...

    YanıtlaSil
  17. "Men kendimim cox mutsuz oldugunu dusunuyordum " demişsiniz. Yok.. mutsuzluk yok. Bugün çok güzel bir gün. Şu an en güzeli. Unutmayın dün geçti gitti. Yarının ne olacağını hiç bilmiyoruz. O halde doya doya yaşayacağımız tek gün bugün.

    YanıtlaSil
  18. Yazınızı okududm ve çok beğendim özellikle kötü ihtimalleri uyandırma kısmını. Benim her sabah ilk söyleyeceğim söz olacak bu. Ellerinize sağlık. Benim size nacizhane bir fikrim olacak, eğer yazılarınızda biraz daha klasikleşmiş cümlelerden uzak kalırsanı çok çok daha iyi olur bence.Çünkü hemen hemen her sitede mutlaka bu yazıya benzer örnekler var. Ama siz 1-2 paaragraf ile çok güzel istesinden gelmişsiniz. Özellikle enerjden bahsetmeniz secret tarzında bir yazı olmuş. Tekrar başarılar dilerim size.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Önerinizi dikkate alacağım.

      Sil
  19. hedeflerimi yapamıyorum

    YanıtlaSil
  20. Sevgili Hatice, yorumun o kadar kısacık ki.. Ne söylemek istediğini anlamadığımı itiraf ediyorum. Bir hedefin var ve ona ulaşamıyor musun, yoksa kendine bir hedef belirleyemiyor musun? Gerçi her iki durumda da sana önerebileceğim tek şey, kin, nefret, pişmanlık , hırs gibi negatif duygulardan uzak durman olacaktır. Daima "İyi ki.." ile başlayan cümleler kurmaya alıştır kendini. İyi ve kötüyü birer resim gibi düşün. İyileri kocaman büyüt, kötüleri miniminnacık resimler olarak düşün. Sadece güzel şeyleri gör. Kötü vve çirkin şeyler yokmuş gibi davran. Bunu yapabilirsin. Eğer her gün su içer gibi yemek yer gibi güzel cümleler kurmayı alışkanlık haline getirirsen bir kaç ay sonra hayatın sana nasıl güzel şeyler sunacağına sen bile şaşırırsın. Hedeflerine de ancak pozitif düşünmeyi başarırsan ulaşabilirsin. Ben bunu başardım. Sen de başarabilirsin.

    YanıtlaSil
  21. böyle bir yazı yazdığınız için teşekkürler...
    çok yardimcı oldu sağolun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faydam olduysa ne mutlu bana. Yorumun için ben teşekkür ederm.

      Sil
  22. öncelikle yazınızı daha yeni okuduğum için kusura bakmayın:) keşke daha önce denk gelseydim diyorum. sizinle paylaşmak istediğim şu sıralar hep negatif düşüncelerimin olması. bir gün geçmişi düşünüyorum bir gün geleceği. anlayacağınız şimdiki zamanı yaşayamaz oldum. ilerde hayatta tek başıma kalırsam ne yapacağım gibi sorular beynimi kurcalayıp duruyor. üstümde kara bulutlar dolaşıyor adeta. şimşekler çakıyor, fırtınalar kopuyor fakat güneş bir türlü doğmuyor. eskisi gibi anı yaşamayı özlüyorum anlayacağınız.umarım yardımcı olursunuz. şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
  23. Ben, ne diyeceğimi bilemiyorum. Sadece kendi deneyimlerimi paylaşıyorum bu blogda. Uzman olmadığım için sorunları çözebilecek gücüm yok. Eczacılık bilgilerime dayanarak anlattıklarınızın bir uzman gözüyle değerlendirilmesi gerektiğini anlıyorum. Ne dersiniz? Bir psikyatrist ile görüşmek sizce de iyi olmaz mı? Çünkü yaşadığınız gerilime dayanmak neredeyse imkansız. Zaman bu durumda aleyhimize işler çoğu zaman. Oysa tedavisi o kadar kolay ki. Doktorunuz vereceği uygun ilaçları kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra kendinizi çok daha iyi hissedersiniz.

    YanıtlaSil
  24. meraba ben daha liseye gidiyorum. bugünlerde istemsizce gözlerimden yaş akmaya başlıyor örneğin bu yazınızı okurken. herhangi duygusal bir müzik dinlerken ve bu satırları yazarken. nedenini bilemiyorum ama içim daralıyor. geleceğim hakkında kaygılanıyorum geçmiş hakkında değil. biri beni gerçekten sever mi onunla çook mutlu olabilir miyim ilerde diye düşünüp aksi olur çok korkuyorum. eskiden küçük bir problemim olduğunda hemen şunu düşünürdüm: insanlar aşk ve sevgiyle alakalı sorunlarını çözmeye çalışırken ben küçücük sorunlarla boğuşuyorum. keşke ufak tefek bir sürü sorunum olması yerine büyük ama bir tane sorunum olsa da ben de manevi işler üzerinde kafa yorabilsem diyordum. ancak bu düşündüğümün olmasına rağmen içimi daha büyük bir korku kapladı. o filmlerde gördüğümüz insanlar gibi sevecek biri olur mu beni de diye düşünüyorum ileride oyuncu olma hayalimi de gölgeliyorum bu şekilde malesef

    YanıtlaSil